Araştırmanın Amacı ve Yöntemi
Bu araştırmanın amacı, yüksek işlevli otizm ve Asperger sendromu tanılı (bugünkü sınıflandırmada OSB kapsamında yer alan) kaynaştırma öğrencilerine “alay edilmeyle başa çıkma” ve “uygun olmayan dokunmaktan kaçınma” becerilerini kazandırmak için bilişsel süreç yaklaşımına dayalı olarak hazırlanan sosyal beceri programının etkililiğini incelemektir.
Araştırmaya, 2006–2007 eğitim-öğretim yılında İzmir’de ilköğretim okullarında kaynaştırma eğitimi alan, 10–13 yaşları arasında 9 öğrenci (8 erkek, 1 kız) katılmıştır. Hedef beceriler, öğrencilerin sınıf öğretmenleri ve özel eğitim öğretmenlerinin doldurduğu Sosyal Beceri Kontrol Listesi’ne göre belirlenmiş; her iki öğretmen grubunun da yetersiz gördüğü beceriler arasından aileleri ve öğretmenleri en çok zorlayan iki beceri seçilmiştir. Öğretimde 16 öykü ve bu öykülere ait 16 resimli kart kullanılmıştır.
Tek denekli araştırma modellerinden AB modelinin kullanıldığı çalışmada, her öğrenciyle 11 hafta boyunca haftada iki oturum olmak üzere toplam 22 oturum yapılmıştır. Öğrencilere her öyküde dört soruyu sırasıyla düşünmeleri öğretilmiştir: “Ne oldu?”, “Ben olsam ne yapardım?”, “Neler yapabilirim, hangisini yapmalıyım?” ve “Bunu yaparsam ne olur, karşımdaki kişi ne hisseder?” Veriler grafiksel analizle değerlendirilmiştir.
Bulgular
On haftalık öğretim sonunda dokuz öğrencinin tamamında her iki becerinin de belirgin biçimde geliştiği görülmüştür. “Alay edilmeyle başa çıkma” becerisinde öğrencilerin doğru yanıt oranları başlangıçtaki %0–56 düzeyinden %70–98 düzeyine; “uygun olmayan dokunmaktan kaçınma” becerisinde ise %13–73 düzeyinden %83–100 düzeyine yükselmiştir. Dokunma becerisinde üç öğrenci, art arda üç oturumda %100 başarı ölçütüne ulaşmıştır. Asperger sendromu tanılı öğrencilerin, dil ve zihinsel becerileri görece daha sınırlı olan yüksek işlevli otizm tanılı öğrencilere göre daha fazla ilerleme gösterdiği gözlenmiştir. Aileler ve sınıf öğretmenleri de öğrencilerin programdan yararlandığını belirtmiştir.
Öte yandan planlanan süre, öğrencilerin çoğunun %100 ölçütüne ulaşması için yeterli olmamış; izleme verileri alınamadığı için becerilerin farklı ortamlara genellenip genellenmediği gözlemlenememiştir. Araştırmacılar, ölçüte ulaşmayan öğrencilerle çalışmaların sürdürülmesini önermiştir.
Bulguların Aile ve Uzmanlar için Anlamı
Bulgular, sosyal becerilerin otizm tanılı öğrencilere yalnızca “doğru davranışı” söyleyerek değil; durumu anlamlandırma, seçenekleri düşünme ve sonuçları değerlendirme basamaklarıyla öğretilebileceğini göstermektedir. Otizm tanılı çocukların görsel bilgiyle daha iyi öğrendiği düşünüldüğünde, öykülerin resimlerle desteklenmesi önemli bir etkendir. Öğretilecek becerilerin aile ve öğretmen görüşleri alınarak, çocuğun okul yaşamındaki gerçek ihtiyaçlarına göre seçilmesi de programın etkili olmasına katkı sağlayan etkenlerden biri olarak değerlendirilmiştir.
Aileler açısından, kazanılan becerilerin kalıcı hale gelmesi için özel eğitimci, okul öğretmeni ve aile arasındaki iletişim ve iş birliği büyük önem taşır. Çocuğun okulda alay edildiği ya da bir arkadaşına uygun olmayan biçimde dokunduğu bir durum yaşandığında, evde de aynı dört soru üzerinden konuşmak (“Ne oldu? Sen ne yapabilirdin? Hangisi daha iyi olurdu? Sonra ne olurdu?”) çocuğun bu becerileri farklı ortamlara taşımasına yardımcı olabilir.
Genel Sonuç
Araştırma, kaynaştırma eğitimindeki OSB tanılı öğrencilere yönelik sosyal beceri programlarının, öğrencilerin okulda karşılaştıkları güçlüklerle baş etmelerine katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Araştırmacılar, bu tür programların ilköğretim okullarında yaygınlaştırılmasını ve kazanımların kalıcı olması için tekrar oturumları ile izleme çalışmaları yapılmasını önermektedir. Bu süreçte uzman, öğretmen ve aile arasındaki iş birliği, çocuğun öğrendiği becerileri günlük yaşama aktarabilmesi açısından önemli bir rol taşımaktadır.
Kaynak gösterimi
Girli, A. ve Atasoy, S. (2010). Otizm tanılı kaynaştırma öğrencilerine uygulanan bilişsel süreç yaklaşımına dayalı sosyal beceri programının etkililiğinin incelenmesi. İlköğretim Online, 9(3), 990–1006.
